Uzaktan Sevmek En Güzeli! Sevdiğimiz Fakat Hayatımızda İstemeyeceğimiz 15 Dizi Karakteri izle

Uzaktan Sevmek En Güzeli! Sevdiğimiz Fakat Hayatımızda İstemeyeceğimiz 15 Dizi Karakteri başlıklı içerik en yüksek kalitesi ile sizlere dizifragman.com farkıyla sunulmuştur. Kendi gününde kendi saatinde sizlerle !
Sizden sonraki ziyaretçiler için lütfen yorum yapmayı unutmayın.

İçerik Detayları:

Ayıla bayıla izliyoruz, çok seviyoruz, diziler bitse ve üzerinden yıllar geçse de unutamıyoruz. Hatta ileri gidip “keşke böyle sevgilim olsa” diyoruz ve beğeni standartlarımızı onlarla belirliyoruz. Lakin uyaralım; bu hayranlık duyduğumuz muhteşem dizi karakterleri, sadece ekranda güzel. İnanın onları hayatınızda bir dost, akraba, iş arkadaşı olarak dahi istemezsiniz.

Bunu size kanıtlayacağız!

1. Kuzey Tekinoğlu, aşırı adamlığın ete kemiğe bürünmüş hali olsa da; arkadaşı olmak muhtemelen hayatınızı karartır.

Öncelikle kendinizi sürekli kavga ayırırken bulursunuz. “Kuzey, yapma abi, etme kanka, hayır o adam bize bakmıyor, hayır o lafı sana etmedi” gibi cümlelerle onu sakinleştirmek bir süre sonra refleksiniz haline gelir. Resmen kuduz köpek gibi her yana saldırır. Barut adeta, barut! Başı beladan o kadar kurtulmaz ki, en son sizin de başınızı yakar. Bkz: Ali

Ayrıca gizli duygusaldır. Doğru düzgün anlamsız geyik yapamazsınız, sürekli platonik aşkından bahsedip durur. Arasını yapmak da size düşer.

Kuzey Tekinoğlu, Kıvanç Tatlıtuğ’un insanüstü bedeninde hayat bulmuş oldukça ateşli ve dürüst bir karakter olsa da, pek vakit geçirmek isteyeceğiniz bir insan olamaz. Ona ve onun gibilere en fazla uzaktan bakın. Mahalleden racon kese kese geçerken şöyle bir süzüp “vay arkadaş, Rabbim neler yaratıyor, analar neler doğuruyor” deyin ve geçin.

2. Azarlanmaktan zevk alan biri değilseniz, Behzat amirimizin hayatına yakın biri olmak pek cazip değil…

Bol bol küfür işitirsiniz, bu bir.

Sürekli azarlanır, eziklenir ve size akıl vermesini dinlersiniz… Çünkü Behzat Ç. diplomatik davranmakla uğraşamayacak kadar dürüst ve net bir insandır. Bu da iki.

Ayrıca üzerinden çıkarmadığı o deri ceketiyle çok feci sigara ve sürekli bira kokuyordur. Eminiz. Bu da üç! Yine de seni çok seviyor ve özlüyoruz be komiserim!

3. Dürüst olalım: Burhan Altıntop’u bir kaşık suda boğarsınız!

Deliler böyledir zaten; uzaktan izlemesi eğlencelidir. Dünyalarına girdiğinizde ise sizi delirtirler.

4. O bizim kraliçemiz… Ama kabul edelim, öyle cadalozdu ki, annesi ve kardeşinden başka arkadaşı yoktu!

Öfkesini başkalarından çıkarması, kibirli halleri, sürekli terslemesi ve saplantılı aşkları ile ömrünüzü tüketir. Ona hem kızarsınız, hem haline üzülürsünüz, hem de hiçbir şekilde müdahale edemezsiniz. İnsanı verem eder. Bihter Ziyagil ile arkadaş olmayın!

5. Kıskançlıktan en yakın arkadaşının suratını yakan Hürrem Sultan ile dost olmak istiyorsanız, bir doktora görünün bizce!

Hürrem Sultan ile kanka olmanız durumunda birlikte çok eğleneceğiniz bir gerçek. Fakat bir gün sizi sırtınızdan bıçaklayacağı gerçeği de kaçınılmaz…

O ateşi ve hırsı uzaktan izlenesi, hayranlık duyulası ve kesinlikle uzak durulası bir insan. İyi ki şu an sadece bir dizi karakterisin Hürrem.

6. Cadolozluğun en şirin hali olan Hülya Cevher, hedefleri uğruna ablasını bile harcadı; sizin küllerinizi savurur.

Şirin şirin laf sokmalar, histerik kahkahalar, hemen akıveren göz yaşları… Hülya Cevher resmen hepimizin en iyi arkadaşı olabilecek bir karakter çiziyor. Oysa biz biliyoruz ki, Hülya istediğini elde etmek için herkesi ama herkesi harcar. Vefa, kıymet nedir bilmez! Ah Hülya!

7. Ramiz Dayı… Evet, saygımız sonsuz lakin onun karanlık dünyasına girmek başınıza iş açar, ayrıca sürekli “bak yeğen” diye başlayıp hayat dersi vermesi de bayar!

Kendi anasının babasının nasihatlerini bile dinlemek istemeyenler, söz konusu Ramiz Dayı ve onun etkileyici sesi olunca kedi gibi oluyor; bu doğru. Fakat bir süre sonra illallah dedirtebilir. Ayrıca mafyatik ortamlarda koşturmak yerine, arkadaşlarınızla evde play station oynamayı özleyebilirsiniz.

Ramiz Dayı’yı da uzaktan sevmelisiniz.

8. Seymen Ağa dönemin en sevilen karakterlerinden biri olmuştu… Lakin kabul edelim, tam bir öküzdü!

Öküzlüğünü de geçtik, güç ve kontrol manyağı, aynı zamanda da yalancıydı. Kabullenmediği, nüfusuna geçirmediği gayri meşru çocuğu ile aynı evde yeni aile kurdu, hiç de rahatsızlık hissetmedi.

Seymen Ağa ile arkadaş olsanız ona çok kurulurdunuz.

9. Erdal Bakkal rengarenk bir karakter fakat inkar edemezsiniz ki, hayatınızda böyle biri olsa beş dakika bile tahammül edemezdiniz!

Böyle paragöz karakterlerin sevimli olabileceği tek yer televizyon ekranları. Orada kal, Erdal Bakkal. Gerçek hayatlarımızdan uzak dur…

10. Ecdadımızdır, çok severiz, aşırı saygı duyarız. Lakin Diriliş dizisindeki Ertuğrul Gazi karakteri gerçek hayatımızda bir tanıdığımız olsa, onunla takılmaktan biraz tırsardınız doğrusu!

“Yiğitlik” gereği sürekli kavga ve dövüşe girmek icap ederdi eğer Ertuğrul Gazi ile yaşasaydık. Herkes ona ayak uyduramaz. Uzaktan bakın, saygı duyun ve hayran olun yeter!

11. Tatlı Hayat’ın İhsan Bey’i de sadece kendi tatlı hayatında sevimli… Bizim hayatlarımızda cinnet geçirir ve bize de geçirttirirdi.

Huysuzluk, cimrilik, kabalık, asabiyet… Tüm bu özellikleri alıp sevimli bir karakter nasıl yaratılır yahu? Haluk Bilginer’e saygılar sunmak lazım!

12. Dizinin en sevilen karakteri olsa da, bir arkadaş olarak Tyrion bol bol içip, evinizi adeta randevu evine çevirip, bir de sürekli ukalalık yapıp bizi hayattan bezdirirdi.

Onun bir zengin çocuğu olduğunu da unutmayın. 

Düşünün hele; bir arkadaşınız var, çok zengin, aşırı çapkın ve alkolik… Sevemezsiniz!

13. Walter White adeta karizmanın vücut bulmuş hali olsa da, sosyal ilişkilerinde sessiz, gizlici ve ketum bir insan…

Kim bilir ne işler karıştırıyor diye düşüneceğiniz kadar gizemli davranan, ne zaman konuşmak isteseniz ser verip sır vermeyen, hayatının berbatlığından dolayı asla dert yanamayacağınız, bir garip adam o…

O da ekranda kalsın, orada sevilsin.

14. Temizlik ve düzen takıntılı, narsist, kaba bir dahi olarak Sheldon Cooper gerçek bir karakter olsa; değil arkadaş bulabilmek, dayak yemekten hiçbir ortamda tutunamazdı.

15. Ve son olarak da Doktor House, hayat enerjinizi, neşenizi ve nadir yakaladığınız mutlulukları saniyesinde yok etmeyi kendine görev bellemesiyle içeriğimize girmeye hak kazanıyor.

Karamsarlığını üstünüze akıtır, umutlarınızın ne kadar boş olduğunu defalarca hatırlatır. Evlerden ırak!

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: