Sinema Dahisi Woody Allen’ın Filmlerini Sevmemizin 15 Nedeni izle

Sinema Dahisi Woody Allen’ın Filmlerini Sevmemizin 15 Nedeni başlıklı içerik en yüksek kalitesi ile sizlere dizifragman.com farkıyla sunulmuştur. Kendi gününde kendi saatinde sizlerle !
Sizden sonraki ziyaretçiler için lütfen yorum yapmayı unutmayın.

İçerik Detayları:

“Benim merak ettiğim ölümden sonra değil, doğumdan sonra hayat olup olmadığı.” Woody Allen

Hiç kuşkusuz Hollwood’un gerçek dehâlarından biri olan ve gerek yüksek zekası gerekse entellektüel birikimi ile birçok insanın hayranlık duyduğu Woody Allen’ın yaptığı filmleri sevmemek elde değil. Gelin hep birlikte bu filmleri fazlasıyla sevmemizin nedenlerine bir göz atalım.

1. Öncelikle Woody Allen filmlerinin hepsi, tam anlamıyla birer zeka ürünüdür.

2. İnce ince işlediği sinema dili sayesinde bu filmleri izlemekten ziyade adeta kitap gibi okursunuz.

3. Zekasının yanı sıra entellektüel birikimini de işlerine yansıtan bu adamın filmlerini izlerken, aynı zamanda müzik ve edebiyata da doyarsınız.

Yani filmler hem gözünüze hem de kulağınıza hitap eder.

4. Öyle ki filmlerin hemen her sekansında Kierkegaard, Fitzgerald, Dostoyevski, Tolstoy, Goethe, Freud gibi ustalardan izler görebilirsiniz.

Resmen sanat içinde sanat. 

5. Ve hiç şüphesiz size caz müziği sevdirir.

6. Komediyi bile öyle ustalıkla yapar ki, gülmekten karnınıza ağrılar girerken bir yandan düşünürsünüz.

7. Romantik filmlerden nefret edenler bile bu adamın filmlerini izlerken büyük bir keyif alabilir.

Çünkü ilişkileri, o baymış yüzeysel romantik film klişelerinden sıyırarak tüm gerçekliği ile gözler önüne serdiği bir tarzı vardır. 

8. Hemen her sahnede, Allen’ın keskin zekasından ve düşünebilme yeteneğinden izler görebilirsiniz.

Yaptığı ince espriler, topluma getirdiği eleştiriler hatta zaman zaman kendiyle bile dalga geçmesi… Bize de izlerken bunların tadını çıkarmak kalır.

9. Aynı zamanda yaptığı ruhsal çözümlemelerle izleyicisini de çeşitli konularda düşünmeye teşvik eder.

Özellikle de ‘varoluşçuluk’ üzerine.

10. Tüm bunların etkisiyle filmleri, akıl ve hislerinizle bir bütün olarak izleme keyfini yaşarsınız.

Woody Allen filmlerinin birçok yüzeysel film arasından sıyrılmasındaki en büyük etkenlerden biri de budur zaten.

11. Yarattığı karakterlerin hepsinin kendine has özellikleri vardır ve bunları öyle bir işler ki, her birini ayrı ayrı keşfetmeye çalışırsınız.

Bu yüzden filmi izlerken bir yandan da bu karakterler hakkında çözümlemeler yapmaya, tahminler yürütmeye başlarsınız.

12. Oyuncu seçimleri de en az filmleri kadar başarılıdır. Hatta efsanedir.

Özellikle ‘Midnight in Paris’ filmindeki oyuncuları düşünürsek. 🙂

13. Hikayeleri çok gerçekçi bir dille anlattığından, sanki oyuncular rol yapmıyor da sizinle sohbet ediyor gibi hissedersiniz.

Ve Allen’in bu karakterler üzerinden ağrılıklı olarak vermek istediği mesaj, insanın ne yaşarsa yaşasın hayata tutunması gerektiği yönündedir.

14. Filmlerinde kullandığı yerleri, mekanları da öyle güzel seçer ki kalkıp oraya gidesiniz hatta yerleşesiniz gelir.

15. Ve sonra sadece bir film izlemiş gibi değil, güzel müzikler dinlediğiniz ve güzel kitaplar okuduğunuz ufak bir seyahate çıkmış gibi hissedersiniz.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: