Kıvanç Tatlıtuğ Döndü, Cesur ve Güzel Dizisine Dair İlk gözlemlerim izle

Kıvanç Tatlıtuğ Döndü, Cesur ve Güzel Dizisine Dair İlk gözlemlerim başlıklı içerik en yüksek kalitesi ile sizlere dizifragman.com farkıyla sunulmuştur. Kendi gününde kendi saatinde sizlerle !
Sizden sonraki ziyaretçiler için lütfen yorum yapmayı unutmayın.

İçerik Detayları:

O neydi kız?! 

Haftalardır beklediğimiz Cesur ve Güzel dizisi nihayet dün gece görüntülüklere geldi. Kıvanç Tatlıtuğ efsanesi ve Tuba Büyüküstün asaleti geri döndü; Türkiye ve Ortadoğu vatandaşlarının televizyonları alev aldı! 

Bize de soluksuz izlemek düştü.

UYARI: İçeriğimiz yüksek miktarda spoiler içerir!

Daha dizi başlamadan, hatta ilk görüntüleri yayınlanmadan önce bile ilk izlenimimiz belliydi: Büyüküstün ve Tatlıtuğ ile göz ziyafeti!

Sonuçta ikisi de Türkiye’nin sadece en güzel oyuncularından değil, aynı zamanda en başarılı ve en ağır karizma sahibi olanlarından…

Yeni aşkımızla tanışalım: Cesur Alemdaroğlu!

Tahminimce Cesur karakteri Kıvanç Beybituğ Efendi’nin en başarılı işlerinden biri olacak.

Zira Cesur Alemdaroğlu, Tatlıtuğ’un diğer karakterlerine göre daha olgun diyebiliriz. Ne Behlül Haznedar yavuşaklığı, ne Kuzey Tekinoğlu toyluğu, ne de Kurt Seyit hüznü var üzerinde… 

Cesur, ne istediğini bilen, inceden intikam ateşiyle yanan (bu intikam ateşinin sebebini henüz öğrenemedik ama teorilerimiz var elbette), gücünün farkında olgun bir adam. Söylemesi ayıp, tam bir “errrrkek”.

Tuba Büyüküstün’ün canlandırdığı karakterin ismi de çok şükür ki “Güzel” değil! Büyüküstün bu dizide esas kız Sühan’ı canlandırıyor.

“Sühan” isminin anlamı da güzel kelimesine karşılık geliyor. Böylece dizimizin başlığı ortaya çıkıyor. Pek orijinal sayılmaz ama olsun! Bizim halkımız sever bu tarz isimleri. Muhtemelen 2016 yılında doğacak pek çok kız bebeğin ismi Sühan olacak…

Sühan karakterine dönecek olursak; Tuba Büyüküstün’ü görmeye alışık olduğumuz köylü kızı – masum prenses kalıplarındaki karakterlerden uzak. Şortu ve botlarıyla büyük bir özgüvenle yürüyor Sühan. Başarılı bir iş kadını, herkes tarafından seviliyor.

Dizimizin en az Cesur ve Sühan kadar önemli bir karakteri de Nazlı. Kendisi bir at. Hikayemiz Nazlı sayesinde başlıyor…

Sühan, Korludağ isimli masalsı bir kasabada yaşayan, Korludağ ailesine mensup bir genç kadın olarak, çiftliklerindeki en sevdiği atı Nazlı ile bir gezintiye çıkmak istiyor. Lakin oldukça uysal bir at olan Nazlı, yolda huysuzlanmaya başlıyor ve Sühan’ı üzerinden atmaya çalışıyor.

(Aslında bu olay Nazlı’nın huysuzluğu değil, Sühan’a karşı kurulmuş bir suikast girişimi. Aşağıda anlatacağım.)

O sırada yoldan geçmekte olan Cesur ise Nazlı’nın tepesinde canıyla cebelleşen Sühan’ı görünce elbette ki yardım eli uzatıyor. Çünkü o Cesur!

Vahşi bir atı zapt edemeyen kadını kurtaran kahraman erkek klişesine doğru hikayemizin ilerleyeceğini düşünüyoruz bu noktada.

Yardım eli uzatmak da öyle böyle değil… Cesur, Sühan’ı kurtarmak için arabasını uçuruma doğru sürüyor, derken arabayı bırakıp atın üstüne atlıyor. Çünkü cesurluk…

Burada açıkçası çok da güzel bir aksiyon sahnesi yok, zira prenses Tuba Büyüküstün’ü attan düşerken görmeyi de dizi izleyicisi pek sevmeyebilir. Lakin Kıvanç Bey bizce iyi kıvırmış bu sahneyi de.

Ve attan düşercesine aşk!

Cesur’un fosforlu gözleri, Tuba Büyüküstün’ün attan düşmüş haliyle bile zarafeti… Muhteşem sahne! Tam aşk başlayacak diyoruz ki; Cesur, Sühan’ın açılan memintolarıyla ilgili imalı bir laf ediyor; “baya iyisin” diyerek. İşte tam bu noktada anlıyoruz ki, bu aşk tahmin ettiğimiz gibi “prens geldi, beni kurtardı” klişesiyle ilerlemeyecek. Önce Cesur karakterinin aslında ne kadar “piç” olabileceğini göreceğiz, arada nefret olacak, birbirlerine gıcık olacaklar; biz izleyiciler de bu gergin tansiyonun aşka dönüşümünü ağzımız açık izleyeceğiz!

Bu aşkın tek engeli güçlü kadın – piç erkek karakterlerinin ters düşmesi değil. Aynı zamanda dev gibi bir patriyarkımız var: Tahsin Korludağ!

Şimdi efendim; en başa gidiyoruz.

Korludağ kasabası ve içerisindeki her şey ama her şey Tahsin Korludağ ve ailesine ait. Hastaneden tutun, süpermarkete kadar! Öyle böyle bir zenginlik değil. Tahsin Korludağ adeta bir lord! Ama ağa dizilerinde görmeye alıştığımız yumuş yumuş, iyi kalpli ve geleneklerine bağlı olanlardan değil. Sert, aşırı otoriter, barut gibi bir adam!

Cesur, Sühan ile attan düştükten yani Sühan’ın hayatını kurtardıktan sonra; Sühan’ın Korludağ’ın kızı olduğunu öğrenince adeta dumur oluyor. Çünkü Cesur’un Korludağ kasabasına gelmesinin sebebi zaten başlı başına Korludağ’dan intikam almak. Sebebini ise ilerleyen bölümlerde öğreneceğiz lakin bence sınıf kini/kan davası tarzı bir durum söz konusu.

Ki Tahsin Korludağ’dan herkes nefret ediyor! Kızı hariç…

Tahsin Korludağ’ın ne kadar manyak olduğunu, kızının yaralanmasına sebep olan atı vurmak istemesiyle anlıyoruz. Adam ciddi ciddi “İhanet eden at da olsa, it de olsa hesabını verecek!” diye gürlüyor. Deli mi ne?! At ayol bu.

Korludağ ailesinin veliaht prensi, Sühan’ın abisi, Lord Tahsin’in tek oğlu Korhan Korludağ…

İsminden de anlaşılabileceği gibi gerçek bir manyak. Babasının gölgesinde kalmış, sürekli babasından onay almaya çalışan fakat yeterli zekası ve becerisi olmadığı için arayı manyaklıkla kapatmaya çalışan bir bey kendisi. 

Evli ve eşiyle beraber Korludağ çiftliğinde yaşıyor. Lord Tahsin’e bir torun verebilirse babasının gözüne girecek. Fakat çocukları olmuyor. Şimdilik Tahsin Bey’in gözdesi Sühan!

Yengelik müessesesinde henüz görülmemiş bir fettanlık boyutu: Yılan Cahide!

Fatmagül’ün yengesi, Ferhunde falan dahil gelmiş geçmiş tüm yenge karakterleri kenara çekilsin. Televizyon ekranlarının en cadoloz yengesi olmaya Cahide şimdiden aday…

Cahide, manyak Korhan’ın eşi. Sinsi, her şeyden haberi var ve çok tehlikeli. Gerçek bir güç aşığı. Adeta Hollywood filmlerindeki elinde viski bardağı ile pencereden dışarı bakıp kahkaha atan adamlardan…

Cahide, Korludağ servetinin hepsine sahip olmak istiyor. Manyak ama saftirik kocasını çok iyi manipüle ediyor. Çocuk sahibi olabilirse her şeyin kolaylaşacağını biliyor.

Fakat bu her şeye sahip olmak isteyen fettan ve yılan yenge Cahide, Korludağ’ın gözdesinin Sühan olduğunu da biliyor. Mirası böldürmeye hiç niyeti yok…

Bu yüzden Sühan’dan kurtulmak istiyor. Hapse girmeden bir insanı nasıl öldürürüm diye düşünürken, aklına parlak fikir geliyor işte. Sühan’ın en sevdiği ve sürekli bindiği at Nazlı’nın eyerinin altına dikenli bir demir parçası koyuyor. Canı yanan at Nazlı da Sühan’ı üstünden atmaya çalışıyor falan filan… Suikast planı bu yani. Başarısız olunca da çocuk kozunu oynamaya karar veriyor. Herkese hamile olduğunu söylüyor fakat aslında hamile bir hayat kadını ile anlaşma yapıp; herkesi kandırmaya ve başkasından olan çocuğu kendisinin gibi göstermeye karar veriyor.

9 ay boyunca kendisini nasıl hamile gösterecek ya da nasıl doğum yapacak ben şahsen çok merak ediyorum. Bu planı kıvırabilirse, kendisine Türk televizyonlarının en yılan karakteri ödülü verilmeli cidden.

Bu bir aşk hikayesi değil; intikam hikayesi… Dizinin ilk bölümünde intikam yemini eden ikinci kişi ise Bülent.

Dizinin hikayesi sadece aşk odaklı ilerlemeyecek; bol bol entrika ve güç savaşları da var. Malum Korludağ ailesinin serveti öyle böyle büyük değil…

Bülent, Sühan’ın uzatmalı sevgilisi. Aralarında pek deli bir aşk yok aslında ama kız güzel ve başarılı, oğlan efendi ve çalışkan derken kendilerince uyumlu bir çift oluşturuyorlar. Bülent, Korludağ ailesine yanlıyor; bir taraftan ezikliğini hissediyor, bir taraftan da onlardan biri olmak için can atıyor.

Aşırı zengin bir aile, bir ağa olur da hizmetçiler olmaz mı?! Aşk-ı Memnu, Asmalı Konak ve pek çok dizide de gördüğümüz işçi sınıfı burada da var…

İçlerinden Şirin de Sühan’ın kankitosu. Yani hem hizmetçisi, hem kankitosu… Kasım kasım kasılan zengin ve sıkıcı karakterlerin arasında en renklisi. Komik, açık sözlü ve tatlı bir kızcağız. Sühan’ı kurtarırsa Şirin kurtarır bakın.

Karakterleri az buçuk tanıdıysak mevzulara geri dönelim: Cesur, Sühan’ı kurtardıktan sonra Korludağ kasabasında yeni aldığı arazisine gider. Fakat o da ne?!

Araziyi satan adamlar gelip, araziyi geri almak istediklerini ve dilerse üzerine daha fazla para bile verebileceklerini söylerler. Bu adamlar Korludağ’ın oğlu Korhan ve damadı Bülent’tir. Tahsin Korludağ’ın çok kıymet verdiği bir araziyi yanlışlıkla Cesur Alemdar’a satmışlardır. Salaktır bunlar çünkü.

Ama Cesur araziyi geri vermeye hayatta razı olmaz. Çünkü Cesur, Korludağ’ın herrrr şeyine sahip olmayı kafaya koymuştur bir kere. Bunu teker teker arazi satın alarak mı yapacak bilmiyoruz lakin Korludağ – Alemdar arasındaki düşmanlık işte böyle başlar. Bir arazi davası… Tabi aslında bu düşmanlığın daha da derin bir geçmişi var ama henüz biz bilmiyoruz. Korludağ ailesi de bilmiyor. Sadece Cesur biliyor.

Arazi çirkefliği, kağıt işleri, depozito, ipotek gibi sıkıcı mevzular bir taraftan devam ederken; Bülent, Sühan’a evlilik teklif ediyor. Çünkü neden kaçırsın böyle bir kızı?!

Sühan ise önce bu teklifi geçiştiriyor, Bülent’in ısrarcı tutumunun üzerine de tersliyor. İşte burada Bülent’in gerçek bir ezik olduğunu görüyoruz. Zira “Hayır” cevabını kabul edemeyen Bülent Sühan’ı hırpalamaya başlıyor. Yardıma kim koşuyor dersiniz?

Cesur. Bülent’i dövüp Sühan’ı bir kere daha kurtarıyor.

Reddedilmiş ve dayak yemiş ezik Bülent, Cesur’u sinsice evine kitleyip evi ateşe veriyor!

Oysa o sırada içeride Sühan’ın babası Tahsin Korludağ, Cesur ile bir anlaşmaya varmak için oturmuş konuşuyor…

Gerisi malum; alevlerin içinden çıkan – bu sefer de Sühan’ın babasını kurtaran Cesur… Adam bir dizi boyunca 2 kere Sühan’ı, 1 kere at Nazlı’yı, bir kere de Tahsin Korluoğlu’nu kurtardı. Hem de aksiyon figürleriyle. Kah hareket halindeki arabadan atın üzerine atlayarak, kah alevlerin arasından kapı tekmeleyerek…

Sonuç olarak herkesin canını kurtaran Cesur, bir süre Korludağ evinde yatılı misafir olarak kalmaya hak kazanıyor. İlk bölümden herkesi kurtarıp, eve yerleşti bile…

Aşırı iyi kalpli, zengin olmasına rağmen alt sınıfla da iyi geçinen, güçlü, kibar, zengin ve aşırı güzel kız Sühan, yürek yemiş gibi cesaretli seksi ve gıcık Cesur’a olan duygularını kabullenebilecek mi?

Cesur manyağı neden intikam almak istiyor?

Yılan yenge Cahide yeniden bir suikast girişiminde bulunacak mı? Çocuğu nasıl saklayacak?

Bülent, Sühan’ı geri kazanmak için neler yapacak?

At Nazlı kimin çiftliğinde kalacak?

Ve herkesin kazaklarla dolaştığı kasabada, Cesur cıbıl cıbıl uyuyor. Bir de 5 litrelik su şişesiyle yıkanıyor. Bence bu detayları bilmeniz ve gif olarak görmeniz gerekirdi.

Bir sonraki bölümde görüşmek üzere!

Gıybet’i Facebook’tan takip etmeyi unutmayın!

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: