Alternatif Evrende Ülke Yönetseler Geldikleri Makama Şahane Uyacak 17 Dizi ve Film Karakteri izle

Alternatif Evrende Ülke Yönetseler Geldikleri Makama Şahane Uyacak 17 Dizi ve Film Karakteri başlıklı fragmanın bölüm videosu en yüksek kalitesi ile sizlere dizifragman.com farkıyla sunulmuştur. Kendi gününde kendi saatinde sizlerle !
Fragman Detayları:

Hepimizin dizi ve filmlerden sevdiği, hayranı olduğu karakterler vardır. Peki ya bunlar bir araya gelip bir ülke yönetseydi, nasıl olurdu? 🙂

17. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı: Elliot Alderson

Göreve gelir gelmez şüphesiz ki ilk işi; ülkesini her türlü siber saldırıya karşı koruyabilecek bir sistem geliştirmek olurdu. Ne de olsa kişi kendinden bilir işi. 🙂 Aynı zamanda ülkesinin bilimsel ve teknolojik olarak gelişimi için her türlü çalışmaya destek verir hatta bizzat kendi de katılırdı. Ama en çok üzerinde durduğu konu; kişisel bilgilerin gizliliği olurdu. Bu konuda zaman zaman emniyet güçleri ile ters düşse de elinden geleni sonuna kadar yapardı.

 Bakan olduktan sonra, şu sürekli giyilmekten artık kollarının bile epridiği siyah hırkasını da yeniler diye düşünüyoruz.

16. Adalet Bakanı: V / William Rookwood

Adalet deyince tabii ki başka kişi düşünülemezdi. Sayesinde hepimiz eşit haklara sahip olur ve bunların sonuna kadar korunup, savunulacağını bilirdik. Ülkede hiçbir suç ve suçlu cezasız kalmaz, hak ettikleri ne ise sonuna kadar verilirdi. Adalet sistemini aksatacak rüşvet, tehdit vs gibi olayların yaşanmasına kati suretle imkan vermez, bunların suçlularını ise bizzat kendisi cezalandırırdı. 

Özellikle kadın hakları üzerine daha yoğun çalışmalarda bulunurdu.

15. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı: Fiona Gallagher

Aile olmanın önemini Gallagher’lardan daha iyi kim bilebilir? Daha küçük yaşlardan itibaren beş kardeşinin de sorumluluğunu alan Fiona’nın, göreve geldikten sonra ilk işi; sosyal hizmetler ve yardımlar konusundaki politikaları kökten değiştirmek olurdu. Ülkede yardıma muhtaç ne kadar aile varsa hepsi ile tek tek ilgilenir, en yüksek yardımları yapmaya çalışır, okumak isteyen çocukların hepsine de birer burs bağlardı. Ayrıca alkol ve uyuşturucu bağımlılığı ile mücadele eden, ‘ Gallagher House’ adını verdiği tam teçhizatlı bir merkez açıp, bu konuda problem yaşayan ebeveynleri de ücretsiz tedavi ettirirdi. (Baş hastası da tabi ki Frank.) Kısacası kendi çektiklerini başka aileler de yaşamasın diye elinden geleni yapardı.

Fiona’nın, göreve geldikten sonra hem kendinin hem kardeşlerinin hareketli yaşantısına da çeki düzen verip biraz durulacağına inanıyoruz.

14. Milli Eğitim Bakanı: John Keating

Öğretmenlerin öğretmeni John Keating, eğitim sisteminin başına geçseydi şüphesiz ki eğitim-öğretim hayatımız baştan sona değişir, alışılmışın çok dışında ve tüm kalıpları yıkan yeni bir sistem gelirdi. Basmakalıp öğretmenlik yapıp öğrencileri ile hiçbir iletişim kurmayan meslektaşlarını görevlerinden alır, yerlerine kendi gibi idealist öğretmenler atardı. Sayesinde ne istediğini bilen, eğitimin sadece matematik, fizik, edebiyat vs gibi dersler ile sınırlı olmadığının farkında, cesur ve hayatlarında ağlamak için değil de gülmek için sebepler arayan nesiller yetişirdi.

13. Sağlık Bakanı: Dr. Gregory House

Aslında bu tarz işleri pek de sevmeyen Dr. House, önceleri bol bol şikayet edip çevresindekilere kök söktürse de zamanla görevine alışıp, sağlık alanında devrim açacak yenilik ve gelişmelere imza atar, her türlü çalışmayı desteklerdi. Sayesinde hiçbir hastalık tedavisiz kalmaz, en tanımlanamayan rahatsızlıklar bile açığa kavuşurdu. Bu hizmetlerden herkesin eşit bir şekilde ve ücretsiz olarak yararlanmasını sağlayacağını sanıyoruz söylemeye gerek yok.

12. Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanı: Walter White

Öğretmen kimliği ile önce Milli Eğitim Bakanlığına düşünülse de hayatındaki problemlerin en temelini oluşturan şeylerin, öğretmen maaşının yetersizliği ve yakalandığı hastalığın tedavisini karşılayamamak olduğu düşünülürse, bu konuda çok daha aktif ve etkili olacağını düşündük. Göreve gelir gelmez, maaşlarda köklü bir düzenlemeye gidecek olan Walter abimizin, ondan sonraki ilk işi de; Sağlık bakanı ile ortak bir çalışma yapıp, tüm hastalıkların tedavi ve ilaç masraflarının devlet tarafından karşılanmasını sağlamak olurdu. Aynı zamanda ara ara Milli Eğitim Bakanı ile bir araya gelip, kimya bilimi üzerine okullarda çeşitli çalışmalar yaparlardı. Böylece hiç o uyuşturucu işlerine filan bulaşmak zorunda kalmayacak olan Mr. White’in hem yuvası dağılmaz hem de mis gibi tedavi olurdu. Jessie’yi de bir şekilde adam ederdi herhalde.

11. Kültür ve Turizm Bakanı: Harry Potter

Zaten büyüdükçe iyiden iyiye tam bir memura dönüşen Harry Potter için bu iş biçilmiş kaftan. Kendisi zamanında felsefe taşını bile bulmuş, Hogwarts’ı Woldemort’a yedirmemiş biri olarak, bizim de her türlü milli, manevi ve kültürel değerlerimizi araştırıp korunmasını sağlardı. Danışmanları olarak yanına aldığı Hermione ve Ron ile büyücülük üzerine de tanıtım amaçlı çeşitli çalışmalarda bulunur, hatta Milli Eğitim Bakanlığı ile anlaşıp okullarda ‘Büyücülük Tarihi’ gibi derslerin de verilmesini sağlardı. Hem yeni mezun veya iş bulamayan büyücülere bu derslerin öğretmenliğini yapma fırsatı vererek, onlara da yeni bir iş kapısı açardı.

10. Dışişleri Bakanı: Miranda Priestly

Oldukça profesyonel ve başarılı bir iş kadını olan Miranda’nın, aynı başarıyı uluslararası ilişkileri yürütürken de kusursuz bir şekilde yerine getireceğine, olası herhangi bir krizi büyük bir ustalık ile çözeceğine şüphemiz yok. Hem o asil ve sert görünüşü ile bizi her türlü platformda başarıyla temsil ederdi. 

Sadece biraz zorluk çıkaracağı danışmanlarına sabır diliyoruz…

9. İçişleri Bakanı: Bruce Wayne (Batman)

Hayatını suçlularla mücadeleye ve toplumun huzurunu korumaya adamış Bruce Wayne kadar bu görevi hak eden başka biri yoktur herhalde. Huzur içinde yaşamamız için ne gerekiyorsa yapar, her türlü suç ve kötülükten ülkesini korumaya çalışır, bu konuda yardımcı olacak yeni teknolojiler geliştirmek için de her türlü ar-ge çalışmasını yaptırırdı. Bunları finanse ederken de ülkesinin ekonomik durumunu etkilememek adına gerekirse kendi cebinden bile harcardı. Ne de olsa kendisi hali vakti yerinde bir arkadaşımız. 

Hem kendisinin zaten Batmobile’ı olduğu için, makam arabası içinde ekstra masrafa girmeye gerek kalmazdı.

8. Gençlik Ve Spor Bakanı: Katniss Everdeen

Tam bir survivor olan, vahşi yaşamda adeta on kaplan gücünde hareket edebilen Katniss kardeşimiz, elinde bulundurduğu gücü asla halk üzerinde bir otorite ya da baskı yaratmak için kullanmazdı. Kendisi gibi genç arkadaşların kişisel ve sosyal gelişimini destekleyecek her türlü faaliyeti destekler, bunların uygulanmasında birebir aktif rol oynar, kimsenin diğerini ezmesine, herkesin bu olanaklardan eşit şekilde faydalanmasına da özellikle dikkat ederdi.

7. Ekonomi Bakanı: Walden Schmidt

Genç yaşında kurduğu start up şirketini Microsoft’a satarak, hatırı sayılır bir servet elde eden yakışıklı Walden’ın, bu girişimci ruhunu ve zehir gibi çalışan beynini ülkesinin ekonomik işlerinde de kullanıp, oldukça verimli işlere imza atacağına şüphemiz yok. Ama onun böylesi bir göreve gelmesinin en önemli avantajı; bizim de en az Kanada Başbakanı kadar yakışıklı bir başkanımızın olması olurdu. Sayesinde biz de başka ülkelere hava atar, kendisine iyice hayran olurduk. 

Hem Walden resmi işlerlerle uğraşırken, bahane ile belki biraz olgunlaşıp durulur.

6. Milli Savunma Bakanı: Aragorn

Gerektiğinde yüzük kardeşliğine liderlik etmiş, davası uğruna defalarca canı pahasına savaşmış, üzerine bir de gidip ‘Ölüler Ordusu’nu bile ikna edebilen; Arathorn oğlu Aragorn’un, ülkesinin ve onun güvenliği için yapmayacağı hiçbir şey olmazdı. Bu konudaki engin bilgileri ile tüm savunma güçlerini kusursuz bir şekilde yönetir ve yapılandırır, gerektiğinde en doğru kararları stratejik bir şekilde uygulardı. 

Herhalde göreve başladıktan sonra ilk işi; kendisine danışman olarak Legolas ve Gimli’yi atamak olurdu. Ne de olsa onlar ‘Üç Avcı’. Anca beraber kanca beraber!

5. Genel Kurmay Başkanı: Léon

Aslında Milli Savuna Bakanlığına düşünülse de kendisi yönetim değil de, uygulama kısmını daha çok sevdiğinden, bu görevi ona daha çok yakıştırdık. Silahlı Kuvvetlerin savaşa hazırlanmasında, istihbaratın ve harekatların kontrolünde üstün yetenekleriyle her konuda ülkesine sonuna kadar hizmet eder, gerekirse bizzat ders vererek kendisi gibi yüzlerce asker yetiştirilmesini sağlardı. 

Aynı zamanda bütün orduya süt içme alışkanlığı kazandırarak, onların kas ve vücut sistemlerinin düzgün çalışabilmesi için gerekli kalsiyum miktarını almalarına da yardımcı olurdu.

4. Emniyet Genel Müdürü: Sherlock Holmes

Sonuçta Sherlock’un bir yerde danışmanlığı bırakıp, işin başına geçmesi gerekiyordu. Ara sıra resmi engellere takılıp, istediği gibi hareket edemediği konularda bile artık özgürce davranabileceği için çözeceği dava sayısı da muhtemelen 2-3 katına çıkardı. Aynı zamanda yetenekleri doğrultusunda memurlara özel ders vermeye başlayarak, işini de biraz öğretmeye çalışırdı.

 Moriarty ile baş etmesinde devlet gücünü de arkasına alması fayda eder mi bilemiyoruz ama yardımcısı ile birbirinden başarılı operasyonlara imza atacakları kesin.

3. Emniyet Genel Müdür Yardımcısı: Rick Grimes

Zombi salgınından önce zaten şerif yardımcısı olan Rick, resmen kıyameti yaşarken bile hem zombiler hem de birbirinden acımasız insanlarla mücadele etmiş biri olarak, bu görevi de hakkı ile yerine getirirdi. Gerektiğinde Rıza komiser kadar babacan, Behzat amirimiz kadar da sert bir mizacı olan bu karakterimizin, Sherlock ile ara ara ters düşselerde çok iyi işler başaracaklarına eminiz.

2. Başbakan: John Snow

Onu her ne kadar ordunun başında görmek istesek de Cumhurbaşkanı ile uyum içinde çalışarak, devlet yönetiminde çok daha başarılı olacağına eminiz. Ülke siyasetini yürütürken tamamen barışçıl bir şekilde davranır, ülkesine sığınmak isteyenlere diline, ırkına bakmadan kucak açar, buna karşı gelenlere de göğüs germeyi bilirdi. Aynı zamanda ileri görüşlülüğü sayesinde devletin karşılaşabileceği her türlü tehlikeyi de önceden tahmin ederdi. Bu dünyanın ölümlü dünya olduğunu yakından tecrübe ettiği için, kimseyi kırmadan incitmeden işlerini yapmaya çalışır ancak ülkesine veya Cumhurbaşkanına gelebilecek herhangi bir zararda adeta kurt kesilip, kimseye acımazdı. Aynı zamanda soğuklara filan alışkın oldukça dirayetli bir bünyesi olduğundan kolay kolay hastalanmaz, böylece görevlerini de aksatmazdı.

1. Ve tabiki Cumhurbaşkanı: Nam-ı değer Khaleesi’miz Daenerys Targaryen

İmkansız olduğunu bilse bile hayallerinden vazgeçmeyen, istediklerini ve ne düşündüğünü çatır çatır söyleyen, yaptığı ilk iş köleliğe savaş açmak olmuş olan, halkına her zaman sahip çıkan, en önemlisi de korkulan değil saygı duyulan bir lider olmak isteyen bu kadının, Cumhurbaşkanı olduğunda neler yapabileceğini buraya yazmakla bitiremeyiz. Ama özetle; refahımız için her şeyi yapar, özellikle kadın ve çocuk haklarını büyük bir hassasiyetle korur, kadınların iş hayatında aktif rol alması için uğraşır, herkese adil ve eşit haklar sağlar, söz konusu ülkesi veya halkı olduğunda onlara zarar verecek hiçbir güce acımazdı. Aynı zamanda güvenlik güçlerimize 3 tane ejderha ve ‘lekesizler’ ordusunu vererek, gücümüze de güç katardı. Ancak en önemlisi de hiçbir zaman hiçbir mazlumun hakkını yemezdi. Helal sana be koca yürekli Khaleesi!

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: